Aydın’da Gezilecek Yerler, Aydın Gezi Rehberi

    2
    3097
    Aydın üçgözler

    Tarih ve deniz kokan Ege’nin incisi ,dağlarından yağ, ovalarından bal akan, efeler Diyarı güzel şehir Aydın Gezi Rehberine hoşgeldiniz. Bilinmezlere hissedilen merak duygusu, çıkılan her yolda heyecana karışır ve adımlar atıldıkça yol alır insan, yeni umutlarla yeni keşiflere. Yeni yerler görme arzusu ve yeni  keşifler için çok uzaklara gitmeye gerek yok. İşte canım ülkemin cennet bir parçası Aydın’da hem tarih hem de deniz kokulu bir gezi sizi bekliyor. Haftasonu nereye gitsek diyenleri her açıdan tatmin edecek bir il olan Aydın sizleri tüm misafirperverliği ve sıcaklığı ile bekliyor olacak. Hadi ozaman Aydın’da Gezilecek Yerleri incelemeye başlayalım.

                           Aydın’da Nereler Gezilmeli

    Doğanbey Köyü

    doğanbey köyüdoğanbey köyü'nde eski bir rum evi

    Arkamıza Büyük Menderes Deltası’nın eşsiz manzarasını alarak sanki zamanda bir yerde durmuşuz hissi veren bu köye ulaşıyoruz. Eski adı “Domatia” olan Doğanbey Köyü , aslında bir Rum köyü. Geçmişi milattan önce 7. yüzyıla dayanan köy, 1924 yılındaki mübadeledeye kadar Rum halkının yaşam alanıymış. Hem Rum hem de Osmanlı mimarisini evlerde görmek mümkün. Bahçeler bakımlı ve sokaklar arnavut kaldırımlı.  Uzun bir süre yalnızlığın hüküm sürdüğü Eski Doğanbey sokakları, şimdilerdeyse büyük şehirlerden keşfe gelen  aralarında sanatçı ve siyasetçilerin de olduğu misafirlerine ev sahipliği yapıyor. Şehrin stresinden çok uzak, bu nedenle sizi kısa süreliğine de olsa iç huzurunuza kavuşturacak bir yer. Taş evlerin arasında begonvil kokularını içinize çekerek adeta bir açıkhava müzesini geziyormuşsunuz gibi dinginliğin tadını çıkarın. Kısacası taş evler arasında gezinin, her kapının önünde romantik fotoğraflar çektirin ve sonrasında açıkmış olarak kendizinizi 6 km ilerideki Karina Balık Restoranı‘na atın. Gün batımına karşı dalga sesleri ile yemek yemenin keyfine burada varacaksınız.

    doğanbey köyünde tarihi evlerdoğanbey köyü konaklarında gezmek

    Doğanbey’e Nasıl Gidilir?

    Doğanbey Köyü’ne ulaşım için önce Söke’den Didim-Milas-Bodrum karayoluna çıkıp ilerlerken birkaç kilometrede Priene ile Eski Doğanbey’e işaret eden tabelaları göreceksiniz. Bu yoldan devam ettiğinizde önce Güllübahçe’ye, ardından Didim- Priene sapağına ulaşacaksınız. Didim’i takip ettiğinizde, Atburgazı’nın ardından Tuzburgazı-Doğanbey’i gösteren tabelalardan saparak, Doğanbey’e geleceksiniz. Söke ile Doğanbey Köyü arası mesafe 30km (35dk).

    Arapapıştı Kanyon’u- Bozdoğan

    İsmini ilk duyduğumda çok ilginç hatta komik gelen bu yerin adını gelin birlikte öğrenelim. Rivayete göre; MS. 7 YY. Bizans Hükümdarı Heraklius döneminde Afrodisyas’ı doğu yönünden istila etmeye çalışan Arap Ordularının karşısında muhteşem bir kale hendeği gibi dikilerek herkesi şaşkına çevirdiği için yerel halk tarafından bu isim yakıştırılmış. Arapların şaşırıp kaldığı yer anlamına geldiği için Arapapıştı olmuş. Aydın Belediyesi tarafından 2017 yılında turizme açılan bu saklı cennet şimdiden yoğun ilgi görmekte. 380 metre yüksekliğinde ve 6 km uzunluğunda olan bu kanyon Aydın, Muğla ve Denizli sınırlarının kesiştiği noktada binlerce yıl içinde oluşmuş. Doğa ile tarihin iç içe olduğu ve binbir çeşit bitki ve canlı çeşidi ile kuş sesleri arasında tekne ile dolaşabileceğiniz bir ekoloji cenneti. Arapapıştı Kanyon’u sizi muhteşem manzarası ile büyüleyecek.

    Arapapıştı Kanyonu’na nasıl gidilir?

    Aydın merkezden yaklaşık 92 km’dir. Hem Yenipazar üzerinden hemde Çine üzerinden ulaşmak mümkün. Yenipazar üzerinden daha kısa sürüyor. Ayrıca yolunuzun üzerinde olan Yenipazar ‘a uğramışken meşhur olan pidesinden yemeden dönmeyin . Mekan tavsiyelerim , Emas pide, Zeybek pide ve Hukul Pidedir. Afiyet olsun:)

    Tralleis Antik Kenti- Üç gözler

     

    Tralleis Antik Kenti- Üçgözler Aydın’ın neredeyse içinde sayılabilecek yakınlıkta olan bu antik kentin kuruluşu, MÖ 13. yüzyıl olarak geçer. Trakyalılar ve Argoslular tarafından kurulan kentin adı, “Tralla Kentinin Halkı” anlamına gelen “Tralla-eisten türemiş. Pergamon Krallığı’na bağlı olan kentin günümüze ulaşan üç gözlü yapısı, antik çağda spor, eğitim ve kültürün en önemli yapısı olan Gymnasium‘a ait bir kalıntıdır. Dünyanın en eski antik kentleri arasında olan bu kentin çevresinde hamam, tiyatro, agora, stadium gibi kalıntılar bulunmuştur ve daha bir çok yapı toprak altında çıkarılmayı beklemektedir. Gün batımına doğru giderseniz harika bir manzaraya karşı Üç Gözler fotoğrafı yakalayabilirsiniz.Yılda bir kez burada uçurtma şenliği yapılmaktadır.

    Aphrodisias Antik Kenti-Karacasu

    Afrodisias antik kenti-AydınAfrodisias antik kentindeki tiyatro

    Bu güzel kentin keşfedilmesinin çok ilginç bir hikayesi var. Şöyle ki; 1958 yılında  Aydın’ın Geyre beldesi’nde bir baraj açılışı için gelen Ara Güler, dönüşte yolunu kaybeder. Bir köyden geçerken köylülerin tarihle iç içe yaşadığını görür. Köyde yaşayan insanlar tarafından Tarihi lahitler bile üzüm şırası süzmek için kullanılmaktadır ve köyün her yeri tarihi eserlerle doludur. Ara Güler, şaşkınlık içinde bu güzelliklere baktıktan sonra köyün çeşitli yerlerinden onlarca fotoğraf çeker  ve İstanbul’a  döndükten sonra bu bölgeyi araştırmaya başlar fakat hiçbir bilgiye ulaşamaz. Kimsenin buradan haberi olmadığını anlayınca bu fotoğrafları çeşitli kuruluşlara gönderir. Times dergisine de gönderir Times dergisi fotoğrafların renkli olanlarını çekmesini ister ve Ara Güler tekrar aynı köye giderek renkli fotoğraflar çeker. Bu yolla dünya basınına dağıtılan fotoğraflar bir anda büyük yankı uyandırır. Amerika’dan gelen arkeologlar Geyre’de araştırma yapmaya başladıklarında burasının Roma İmparatorluğu’na ait, tarihi MÖ. 500’li yıllara dayanan ve ismini tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias Antik Kenti olduğunu anlar. Artık Unesco Dünya Mirası Listesi’nde olan bu kenti görmek için sabırsızlanın, zira sizi fazlasıyla doyuma ulaştıracaktır. Aydın merkeze 92 km olup sizi güzel yol manzaraları eşliğinde karşılayacak olan bu kente bir merhaba deyin ve gitmişken tabiki Karacasu pidesi yemeden dönmeyin.

    Dilek Yarımadası-Millipark

    Dilek Yarımadasında bir koyDilek Yarımadası Millipark-aydın

    Menteşe Dağları’nın Ege Denizi’ne kavuştuğu yarımada üzerinde bulunan Dilek Yarımadası Milli Parkı, Kuşadası Güzelçamlı beldesinde yer alıyor. Mis kokulu çam ağaçları ile kaplı yolda ilerlerken agaçların arasından görünen mavilik sizi büyüleyebilir. Seyir terasından manzarayı izleyip kendinizi bu turkuaz maviliğe bırakmak için sabırsızlanabilirsiniz. Milli parkın içinde 4 tane koy yer almakta. İçmeler Koyu, Aydınlık Koyu, Kavaklıburun Koyu ve Karasu Koyu, görmeye değer güzelliklere sahiptir. Her biri birbirinden güzel ve temiz olan koyların hangisinde denize gireceğinize karar vermekte zorlanacaksınız 🙂 Kendi aracınızla bu koyları ziyaret edebilirsiniz.Yine Güzelçamlıdan yapılan günlük tekne turları ile adanın etrafındaki bakir koylarda yüzebilirsiniz.

    Gelin birlikte milli parkta yüzmek dışında neler yapılabilir bakalım;

    • Kuş gözlemciliği (Büyük Menderes Deltasının bitim yeri olduğundan flamingo dahil bir çok kuş türü mevcut)
    • Bisiklet turu (25 km’lik parkur)
    • Doğa yürüyüşü (15 km’lik parkur)
    • Botanik yürüyüş turu (2 km’lik parkur)
    • Fotoğraf çekebilirsiniz
    • Yamaç paraşütü yapabilirsiniz

    Millipark Koyları  Dilek Yarımadasında Doğa Yürüyüşü

    • Bunların dışında konaklama imkanı bulunmayan Milli Park’ta kamp kurmak ve ateş yakmak yasak.
    • Buraya bir not: Eğer şanslı iseniz yol boyu size eşlik edecek sincapları görebilirsiniz. Gelirken yanınıza Şnorkel ve paletinizi, hatta varsa sualtı fotoğraf makinanızı almanızı öneririm çünkü
    •  Renkli balıkların peşinden yüzmeye doyamayacaksınız.
    • Milli Park’ıniçerisinde bulunan yaban domuzlarına dikkat etseniz iyi olur, çünki yiyeceklerinize göz dikebilirler 🙂

    Zeus Mağarası

    Milli Parkın Güzelçamlı girişinde bulunan Zeus Mağarası  soğuk suda yüzmeyi sevenler için yazın kavurucu sıcağında bulunmaz bir yer. Zeus Mağarası‘nın derinliği ortalama 10-15 metre. Dağdan gelen tatlı su, denizin tuzlu suyu ile bu mağarada buluşmuş ve ortaya yeşil-mavi serin bir mağara gölü oluşmuş. Bu mağara, yazın bir çok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Yan tarafından çıkan çamuru yüzünüze sürüp güzel hissetmek te cabası ben denedim 🙂

    Milet Antik Kenti-Didim

    Milet Antik Kenti-Didim

    Milet Antik Kenti, Didim sınırları içerisinde yer alan bir liman kenti. Ana yol üzerinden yaklaşık 1 kilometre kadar içeride yer alan Milet’in kazılarını hala Alman bir ekip sürdürmekte.Bunları yazarken aklımdan hep şu geçer neden bizim arkeolaglarımız buralarda bir kazı yapamıyor.Sanırım hala kültürel ve tarihi mirasımıza yeterli özeni ve değeri gösteremiyoruz.Konumuza dönersek; Milet Antik Kenti‘nin, günümüze kadar ulaşabilen 15.000 kişilik tiyatrosu ile birlikte MS 1. yüzyılda inşa edilmiş hamamlar, Delphinion, Agora, Ionik Stoa, Capito hamamları, gymnasium ve MS 2. yüzyılda inşa edilen bouleterion, güney agora ve faustina hamamları diğer yapılardandır. Ancak sadece kentin tiyatrosu iyi bir şekilde günümüze kadar gelebilmiş, diğer yerler yıkıntı halinde. Tarih ile ilgileniyorsanız buraya kadar gelmişken Milet müzesi’ni mutlaka ziyaret edin. Eee Didime kadar gelmişken yüzmeden de dönülmez tabi deniz kum güneş sizindir.

    Apollon Tapınağı-Didim

    Milet Antik Kenti-Didim

    Didim’in girişinde yer alan 25 metre yüksekliğindeki Apollon Tapınağı’nın ihtişamı görür görmez sizi içine alacak. Fotoğraflardaki algısından çok daha büyük bir yapı olduğunu ziyaretiniz sırasında görünce anlayacaksınız.

    Apollon Tapınağı-Didim

    Efsaneye göre, Işık ve güneş tanrısı olarak bilinen  Apollon bir gün Didyma yöresinde çobanlık yapan Brankhos’a rastlar. Onun saf ruhundan ve nazik yaklaşımından çok hoşlanan Apollon, ona Kâhinliğin (yani kehanetin) sırlarını öğretir. Öğrendiği tanrısal sırları insanlara aktarma amacındaki çoban Brankhos, bugünkü Apollon Tapınağı’nın bulunduğu yerdeki defne ormanı ve su kaynağının hemen yakınına tanrısı Apollon adına ilk tapınağı kurar. Apollon Tapınağı’nın bahçesinde yer alan, ortasında enine doğru çatlağı olan Medusa kafası ise ilçenin sembollerinden biri olmuştur. Temel amacı, bulunduğu yerleri kötülüklerden korumak.

    Priene Antik Kenti-Söke

    PRİENE ANTİK KENTİ - SÖKE

    İyonlar tarafından kurulduğu bilinen bu antik kent eğer tarihi yapıları seviyorsanız sizi fazlasıyla doyuma ulaştıracak. Priene Antik Kenti bir zamanlar güçlü bir liman kenti olduğu ve kentin önünde denizin olduğu bilinir. Deniz ticaretinin, zenginleşmesinde önemli bir etkeni olduğu Priene’nin Naulokhos adı verilen limanı bugün, Büyük Menderes Nehri‘nin alüvyonları ile dolarak Büyük Menderes Ovası‘nda kaybolmuştur. Priene Antik Kenti’nin en önemli yapılarından biri Athena Polias Tapınağı‘dır. Tapınağın mimarı, dünyanın 7 harikasından biri olan ve Bodrum’da yer alan Halikarnas Mozolesi‘nin mimarı ile aynı kişidir. Eskiden daha sanatsal yapılar inşa edilirken günümüzde şekilsiz ve soğuk binalarla yaşam alanlarının oluşturulması ne acı değil mi!, Prieneli ünlü bilge Bias’ın sözleriyle yazımı sonlandırıyorum, ne de güzel söylemiş.

     Priene Antik Kenti 

    Kendine aynada bak; kendini güzel buluyorsan onurlu davran, çirkin buluyorsan tabiat ananın eksikliğini onurlu bir davranışınla kapat. – Bias

    Sizlere bugün Aydın’da gezilecek yerlerden bahsettim, umarım bir gün bu güzel şehri ziyaret etme şanşınız olur. Yeşil Vadi ağaç ve su üzerinde kalmp yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

    aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehberi, aydın gezi rehber

    2 Yorum

    Yorum yaz

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen adınızı yazınız